Bugun...


Ali KAYBAL


Facebookta Paylaş









DİVAN EDEBİYATINDA GAZEL SANATI VE DERMANÎ’DEN ÖRNEKLER (3)
Tarih: 01-10-2019 11:28:00 Güncelleme: 01-10-2019 11:28:00


GAZEL

Divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten oluşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir.

Gazelin ilk beyti "matla", son beyti ise "makta" adını alır.


      Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur. Birden fazla musarra beytin bulunduğu gazel "zü'l-metali", her beyti musarra olan gazel ise "müselsel" gazel adıyla bilinir.

 

İlk beyitten sonraki beyte "hüsn-i matla" (ilk beyitten güzel olması gerekir), son beyitten öncekine "hüsn-i makta" (son beyitten güzel olmalı gerekir) denir.

 

Gazelin en güzel beyti ise "beytü'l-gazel" ya da "şah beyit" adıyla anılır. Bunun yeri ya da sırası önemli değildir. Bazı gazellerin matlasını oluşturan dizelerden birinci ya da ikincisinin matlasının ikinci dizesi olarak yenilenmesine "redd'i-matla" denir. Şair mahlasını (şairin takma adı, ya da tanındığı ad) maktada ya da "hüsn-i" maktada söyler. Bu durumda beyit ikinci bir adla "mahlas beyti" ya da "mahlashane" olarak anılır. Şairin mahlasını tevriyeli kullanmasına "hüsn-i tahallüs" denir.


      Dize ortalarında uyak bulunan gazele musammat, sonu getirilmemiş ya da beyit sayısı 5’in altında bulunan gazellere de "natamam" gazel denir. Başka şairlerin birkaç dize ekleyerek bend biçimine dönüştürdüğü gazellere "tahmis", "terbi" adı verilir. Bütün beyitlerinde aynı düşüncenin ele alındığı gazeller "yekahenk gazel", her beyti öncekinden ustalıklı biçimde söylenmiş gazeller de "yekavaz gazel" olarak adlandırılır.


      Gazeller konularına göre de çeşitli isimlerle tanımlanır. Aşka ilişkin acı, mutluluk gibi içli duyguların dile getirildiği gazeller "aşıkane", içki, yaşama boş verme, yaşamdan zevk alma gibi konularda yazılanlara "rindane" denir. Aşıkane gazellere en iyi örnek Fuzûlî’nin gazelleri, rindane gazellere en iyi örnek ise Bâkî’nin gazelleridir. Kadınları ve ten zevklerini konu edinen gazeller ise, örneğin Nedîm’in gazelleri, "şuhane", öğretici nitelikli gazellere, örneğin Nâbî’nin gazelleri, "hakimane gazel" denir.

 

Gazeller eskiden bestelenerek okunurdu. Özelikle bestelenmek için yazılmış gazeller de vardır. Gazelleri makamla okuyan kişilere "gazelhan", gazel yazan usta şairlere ise "gazelsera" adı verilir.

 

Gazel, Türk müziğinde ise şiirin bir hanende tarafından doğaçtan seslendirilmesidir. Sesle taksim olarak da bilinir.

 

 

GAZEL

 

Gül boynunu bükmüş yine mevsim sararınca

Bülbül üzülür gülleri rüzgar koparınca.

 

Ey gönlü çelen aşk çiçeğim sen üzülürsün

Gurbet yalınız kor seni kalbin kararınca.

 

Gözlerde hüzün toplanıyor bir kar bulutuyla

Bir dert bürüyor sanki geçitler kapanınca.

 

Yükselmesi çok kalbini kaplarsa umutlar

Zorlukları aş Hakka derinden yakarınca.

 

Ey Dermani aldırma canın yansa alevden

Aşk derdini çekmez mi gönül veren kanınca.

 

Mefûlü  / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

 

GAZEL

 

Mehtabı görmez mi gözün bak aya

Sanki yüzünden çekilmiş ziya.

 

Her günü bir dert veriyorken cana

Mutluluğun bitmeyecekmiş güya.

 

Izdırabın şiddeti rüzgar gibi

Gözyaşı yok sanki düşenler ceya.

 

Bir hayalin ardına düşmüş gönül

Bir bakıyorsun sona ermiş rüya.

 

Üzme sakın kendini ey Dermanî

Kalbine koy aşkı bulunmaz riya.

 

Fâilatün  / Fâilatün  /  Fâilün

Ceya=yağmur

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 1341 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI