Bugun...



Türk sinemasının milli sesi idi Yücel Çakmaklı
Tarih: 30-06-2017 14:46:05 + -


'Yücel Çakmaklı & Milli Sinemanın Kurucusu', Burçak Evren tarafından derlenmiş bir Yücel Çakmaklı kitabı.Onunla ilgili yayınlanmış makalelerden, kendisiyle yapılan söyleşilerden ve ölümünün arkasından yazılan yazılardan müteşekkil. Muaz Ergü yazdı.

facebook-paylas
Tarih: 30-06-2017 14:46

Türk sinemasının milli sesi idi Yücel Çakmaklı

Yücel Çakmaklı & Milli Sinemanın Kurucusu, Burçak Evrentarafından derlenmiş bir Yücel Çakmaklı kitabı. Geçtiğimiz yıl Küre Yayınları arasında okuyucuyla buluştu. Daha önce Çakmaklı ile ilgili yayınlanmış makalelerden, onunla yapılan söyleşilerden ve ölümünün arkasından yazılan yazılardan müteşekkil. Türk sinema tarihinde özgün bir yeri olan Yücel Çakmaklıyı tanımak açısından oldukça önemli bir işlevi var bu çalışmanın.

Derlemeyi okuyucuların istifadesine sunan Burçak Evren, aslında Yücel Çakmaklı ile farklı uçlarda olduklarını, düşünce ve anlayış olarak çok fazla ortak yönlerinin bulunmadığını ama onun efendiliği, dürüstlüğü ve sanatçı duruşu dolayısıyla hep yakınlaştıklarını, dost olduklarını belirtiyor. Daha önce Yücel Bey'le bir söyleşi yaptıklarını ama bilgisayarının azizliği dolayısıyla söyleşinin kaybolduğunu ve bu sebeple yayınlayamadığını ve ona borçlu olduğunu, bu derlemenin bu borca karşılık olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Öncü bir yapımcı ve yönetmen

Derleme dört ana bölümden oluşuyor: “Milli Sinema”, “Makaleler”, “Söyleşiler”, “Ardından”. Kitabın girişindeİhsan Kabil’in Yücel Çakmaklı sineması ile ilgili önemli yazısı var. Kabil, Çakmaklı’nın hayat tarzının yaptığı sinemayla örtüştüğünü, yeryüzündeki varlık sebebimizi filmleriyle izleyicilere hatırlattığını, filmlerinde ortaya koyduğu esnek ve insani ruh dünyasının Türk sineması için vazgeçilmez olduğunu yazıyor. Evet, çeşitli değişim ve dönüşümlerle kendi ruh dünyasının uzağına düşmüş bir milletiz. Kültür sanat hayatımız belli bir süre Avrupa’daki bu alanlara dair ürünlerin taklidiyle ya da direkt bize aktarımıyla oluştu. Yeşilçam sineması, kültürümüzün uzağına düşen işlerle iştigal etti. Yücel Çakmaklı, Yeşilçam Sinemasının içinde durarak bu çevrimi değiştirdi. Milli, manevi değerleri merkez alarak sinema yapılabileceğini gösterdi.

Milli Sinema ihtiyacı, sinemayı sadece bir ticari kazanç kapısı olarak gören zihniyetin Amerikan filmlerini taklit eden, piyasa romanlarından aktarılan bayağı komediler ve ağdalı melodramların egemenliği altında kendini hissettirdi. Aynı zamanda sinemayı propaganda aracı olarak kullanan, “Toplumcu Sinema” adıyla Anadolu insanının bütün değerlerini aşağılayan aşırı politik sinemacıların varlığı dolayısıyla da… Anadolu köylüsünü sinemada temsil edeceğiz diye ortaya çıkan “Toplumcu Sinema” ya da “Gerçekçi Sanat” anlayışında, köylüyü aşağılayan, onun değerleriyle dalga geçen, meyhanelerde masa başlarında yazılan senaryoları film yapan bir hava egemendi. Yücel Çakmaklı Müslüman/Türk halkının inançları, milli karakteri ve gelenekleriyle yoğrulmuş bir sinema için yola çıkıyor. Egemen anlayışın tersine… Eğitimine devam ederken aynı zamanda yer gösterici olarak girdiği sinema dünyasında kendine özgü çizgi tutturan, öncü bir yapımcı ve yönetmen olarak önemli bir yerde duruyor.

Geleneklerimizle, ahlakımızla barışık filmler yapmayı hedefleyen bir kurumdu Elif Film

Çakmaklı, Burçak Evren’le Eylül 2003’de yaptığı söyleşide hayatına dair bilgiler de veriyor. Afyonlu. Çocukluğunun büyük bölümü burada geçiyor. Zaman zaman okuldan kaçıp sinemaya gidiyor. Oldukça dindar bir ailesi var. Yükseköğretim için İstanbul’a geliyor. İktisat fakültesine devam ederken aynı zamanda gazetecilik enstitüsüne de giriyor. Hem Beyoğlu’ndaki sinemalara gidiyor hem de gazetelerde, dergilerde yayınlanan yazıları ilgiyle takip ediyor. Ailesinin maddi durumu çok iyi olmadığından Şan Sineması'nda yer gösterici olarak işe başlıyor. İzlediği bütün filmlerle ilgili notlarını cebinde taşıdığı küçük defterine yazıyor.

Okul bittikten sonra Türk/İslam kültürü ile ilgili okumalarına yoğunluk veriyor. Burada Milli Sinema fikri oluşuyor. Askerlik dönüşü Yeni İstanbul gazetesinin haftalık sanat ekinde yazmaya başlıyor. Daha sonra dönemin ünlü yönetmenlerine asistanlık yapıyor. Bu arada birçok yönetmenle ve yapımcıyla tanışıyor. Amacı yönetmen olmak. O zamanki sinemaya egemen anlayıştan hoşlanmıyor. Solcu yönetmenlerin dinle ilgili düşünceleri canını sıkıyor. İmamların sürekli aşağılanması, patronların ve ağaların yanında yer alıyor gösterilmesinden hazzetmiyor. Tanıdığı, bildiği yapımcı ve yönetmenlerle yaptığı istişareler sonucu Elif Film’i kuruyor. Alternatif bir kurum. Geleneklerimizle, ahlakımızla barışık işler yapmayı hedefleyen bir kurum. Elif Film, “Kâbe Yollarında” belgeseliyle tanınmaya başlıyor. Şule Yüksel Şenler’in Huzur Sokağı romanından “Birleşen Yollar” filmi uyarlanıyor ve çekiliyor. Çok kabul görüyor bu çalışmalar. TRT’de güzel işler yapıyor Çakmaklı. “Çok Sesli Ölüm”, “Çözülme”, “Denizin Kanı”, “Küçük Ağa”, “Kuruluş/Osmancık” film ve dizileri halen bile severek izlenilen çalışmalar.

Türk sinema tarihinde bir misyonun, Milli Sinema'nın öncü, önemli ismi Yücel Çakmaklı üzerine söylenecek daha çok şey var. Burçak Evren’in derlediği kitabı okuyunca bunu göreceğiz. 2009 yılında aramızdan ayrılan Çakmaklı’ya rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun!...

 

Muaz Ergü yazdı

 




Kaynak: http://www.dunyabizim.com/havadis/19936/turk-sinemasinin-milli-sesi-idi-yucel-cakmakli

Editör: Kürşat Kafkaslıoğlu

Bu haber 1101 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Kitap Tanıtımı Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI