Bugun...



Araştırmacı yazar İsmail Uçakçı yazdı: Türk'ü ve Kürt'ü Bilmiyoruz.
Tarih: 17-10-2019 12:07:23 + -


Araştırmacı yazar İsmail Uçakçı'nın Türk'ü ve Kürt'ü konu edindiği araştırma yazısı.

facebook-paylas
Tarih: 17-10-2019 12:07

Araştırmacı yazar İsmail Uçakçı yazdı: Türk'ü ve Kürt'ü Bilmiyoruz.

İsmail UÇAKÇI

     Oğuz Atası Alper Tonga’yı, Kırgızların efsanevi lideri Kurmanjan Datka’yı ve Sabir (Subur) Devleti beyi Bayat Boyu mensubu Ebu’l Mansur Horasan-i’yi bilmiyor, 622 yılında Oğuz Han’ın iyi dilek göstergesi olarak Hz. Peygamber’e gönderdiği Kürtlerin İlbeyi Boğdüz (Büğdüz) adlı elçinin milliyetine inanmıyor ve Yenisey Elegeş Bengü taşında yer alan “Ben Kürt Hakanı Alp Urungu” yazıtında yer alan Türk-Kürt ayniliği ibaresini yorumlayamıyoruz.

     Saka-İskit Devleti ve Hun Devleti ahalisini araştırmıyor, Saltuklu Devleti kurucusu Çepni boy Beyi Sarı Saltuk’u, Artuklu Devleti kurucusu Döğer boy beyi Artuk Bey’i, Karakoyunlu Devleti kurucusu Yıva boy beyi Akkoyunlu (Bayındır) Devleti hükümdarı Bayındır boy beyi Uzun Hasan, Bayat boy mensupları tarafından kurulmuş Bayazitoğulları hanlığı hanedan soyunu bilmiyor,  Safevi Devleti hükümdarı Bayındır boy beyi Şah İsmail ve devleti ahalisinin kendisini Kürt adıyla tanımladıkları konusuna Kızılbaş diye itibar etmiyoruz.

     Kitab-ı Dede Korkut Destanlarını, Kürtlerle ilgili kaynak bilgiler aktaran Osmanlı arşivleri ve bu milletin yetiştirdiği sahi bilgeleri okumuyor, Anadolu’da birlikte yaşadığımız Amasya yöresinde  Kürtler Kayı, Sivas yöresinde Kürt Beğdilisi, Kahramanmaraş yöresinde Kürt Avşarı, Şanlıurfa yöresinde Kürt Döğer, Yeniil yöresinde Kürt Bayatı adlı aşiret ve yerleşim yerlerini görmüyor, tarihte Ermeni, günümüzde BOP diasporası tarafından aktarılan tarih biliminden uzak tamamen hayal ürünü olan Kürt kimliği konulu yazılarla kendimizi yönlendiriyoruz.

     Yavuz Sultan Selim döneminde Konya, Karaman, Ankara, Kayseri, Teke,  Çankırı bölgelerinden alınan Milli (Milan), Bezeran, Karakeçili, Cibran’lı, Hasenan’lı, Şipkan, Hayderan ve Celali Aşiretlerinin, Viranşehir, Varto, Muş, Hınıs, Eleşkirt, Patnos, Ağrı, Ercis, Van yörelerine yerleştirildiklerini bilmiyor ve bu aşiretlerin günümüzde kendisini Kürt adıyla tanımladıklarını Kürt Ağız (lehçe) lerini kullanarak, bizim Kürt diye onlara baktığımız gibi onlarında bize Türk diye bakar hale geldiklerinin farkında bile değiliz.

     Ünlü gezgin Evliya Çelebi Seyahatini okumamış, Diyarbakır yöresini konu ederken bölgeden Kürdistan-ı Türkmenistan diye zikretmesini ve Türk-Kürt ayniliği konusunu aktardığı yazılarından bi haber kalmışız.

     Diasporaların etkisinde kalarak ayrı bir milletmiş gibi davrandığımız Kürt kardeşlerimiz yukarıda konu edilen devletleri kurmuş, 1071 zaferi ile Anadolu’nun istiklalini sağlayarak Türk-İslam yurdu yapmışlardır.

     Daha 1890’lı yıllarda Doğu Anadolu bölgesinde Ermeni ayaklanmalarına karşı gönüllülerden oluşturulan Hamidiye Alaylarına Şeyh Hasanlar Aşireti 6 Alay Asker, Haydaran Aşireti 5 Alay Asker, Cibran Aşireti 4 Alay Asker… gibi her biri 1200 kişi olan alaylardan 36 tane oluşturup söz konusu yüzyılda Kürt coğrafyalarından 43 000 kişilik güç meydana getirerek Ermenilere karşı devletleri ve topraklarını savunmuştur.

     Oğuz, Kırgız-Kıpçak, Özbek, Kazak ve Uygur’ların üst ve alt kollarını bilmiyor, Sabir-Sibir Kayı, Bayat, Avşar, Bayındır, Çepni, Salur, Arnavut, Bulgar, Tahtacı, Türkmen, Yörük, Çıtak, Manav, Kurmançi, Zaza, Ekrad, Abdal-Teber, Ahbaza, Kırımlı, Tatar, Karapapak, Misket, Çavuş Karaçay, Kabardey, Hatukay, Adige, gibi  Türk’ün alt kollarından bi haber kalmışız.

     Kürt-Türk diyoruz:

     Kürt Alevisi, Sünni Kürt, Alevi Türk, Sünni Türk, Zaza, Kurmançi diye ayrıştırmış, diasporanın tarihi projesini hayata geçirmişiz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da küçük uzantıları bulunan Keldani, Nasturi, Süryani, Yezidi adlı gurupları Kürt saymış, bu azınlıkların toplum içerisinde yaptığı olumsuz eylem ve söylemleri Kürt adı verilen soydaşlarımıza bağlamışız.

     Kuzey Irak’ta, Kuzey Suriye’de bulunan, bazı Batılı Devletlere göç etmiş, kendisini Kürt olarak tanımlayan ve Türk düşmanlığı yapan diaspora elçilerinin kimliğini sorgulamamış  ve bunların Kürt olmadığı Keldani, Nasturi, Süryani, Yezidi gibi Anadolu’nun eski sakinlerinin kalıntıları olduğu tarihi tezini Türk ve Dünya milletlerine anlatmamışız.

     Türk-Kürt diyor, Alevi, Sünni diye yorumlar yapıyor, milletimizi, milliyetimizi kendimiz parçalamaya çalışıyoruz. Çok küçük örnekler vermek gerekirse;

     Döğer Boyu arasında bulunan ve Beyzeki, Baziki, Şıhbizin adıyla da anılan Şeyh Bezenli Aşireti üyelerinin Kırıkkale/Balışeyh İlçesi Kösedurak ve Bıyıkaydın köyünde yurt tutmuş uzantılarının kendilerini “Sünnî Türkmen” adı ile tanımladıkları, Sulakyurt İlçesi eski adı Şeyhşami olan Alişeyh köyünde yurt tutmuş uzantılarının kendilerini “Alevî Türkmen” adı ile tanımladıkları, Ankara/Haymana köylerinde yurt tutmuş uzantıları kendilerini “Sünnî Kürt” adı ile tanımladıkları, Mecitözü İlçesi Kayı köyünde yurt tutmuş uzantıları ise kendilerini “Kürt Alevîsi” adı ile tanımladıklarını bilmiyoruz.

     Avşar Boyu arasında bulunan Anamaslı Aşireti üyelerinin Çorum/Sungurlu İlçesi Kaledere ve Ortakışla köyünde yurt tutmuş uzantılarının kendilerini “Sünnî Türkmen” adı ile tanımladıkları, Alaca İlçesi Harhar köyü ile Karakaya köyünde yurt tutmuş uzantıları kendilerini “Alevî Türkmen” adı ile tanımladıkları, Alaca İlçesi Keşlik köyünde yurt tutmuş uzantıları ise kendilerini “Kürt Alevîsi” adı ile tanımladıklarını görmüyoruz.

     Çepni Boyuna bağlı olduğu Hoca Ahmet Yesevî elçilerinden olduğu bilinen Sarı Saltuk Aşireti üyelerinin Tunceli/Hozat ve Ovacık İlçesi idari sahalarında yurt tutmuş uzantılarından bir kısmının kendilerini “Kürt Alevîsi”, bir kısmının “Sünnî Kürt” adıyla tanımladıkları, Çorum/Alaca İlçesi Akça köyünde yaşayan uzantılarının kendilerini “Alevî Türkmen” adıyla tanımladıkları, Ankara/Koçhisar İlçesi ile Niğde/Bor İlçesi idari sahasında yurt tutmuş uzantıları da kendilerini “Sünnî Türkmen” adıyla tanımladıkları konusunu algılıyamıyoruz.

     Karaevli Boyuna bağlı, Cihanbeğli, Cilian adı ile de anılan Ankara, Viranşehir, Çankırı, Bolu ve Çorum, Yozgat havalesinde yaygın olarak yaşayan Canbeğ’li Aşireti üyelerinin bir kısmının Sünni Kürt, bir kısmının Kürt Alevisi, bir kısmının da Sünni Türkmen adıyla tanımlamalarına itibar etmiyor;

     Yozgat/Aydıncık İlçesi ve Çorum İli Güllücek köyünde yurt tutmuş uzantıları kendilerini “Sünnî Kürt” olarak tanımladıkları, Sarışeyh köyünde yurt tutmuş uzantıları “Kürt Alevîsi” olarak tanımladıkları, Sungurlu İlçesi Demirşeyh köyünde yurt tutmuş uzantıları ise kendilerini “Sünnî Türkmen” olarak tanımladıklarını görmüyoruz.

     Ankara, Viranşehir, Çankırı, Bolu ve Çorum havalesinde yaygın olarak yaşayan Karaevli Boyuna bağlı Canbeğ’li-Cihanbeğli-Cilian Aşireti üyelerinin bir kısmının Sünni Kürt, bir kısmının Kürt Alevisi, bir kısmının da Sünni Türkmen adıyla tanımladıklarını duymamışlar. Aşiretin Yozgat/Aydıncık İlçesi Kocabekirler köyü ve Çorum İli Güllücek köyünde yurt tutmuş uzantıları kendilerini “Sünnî Kürt” olarak tanımladıklarını, Sarışeyh köyünde yurt tutmuş uzantılarının “Kürt Alevîsi” olarak tanımladıkları, Sungurlu İlçesi Demirşeyh köyünde yurt tutmuş uzantılarının ise kendilerini “Sünnî Türkmen” olarak tanımladıklarının farkında bile değiliz.

 

Not: Konular ile  ilişkin ayrıntılı ve kaynak bilgiler Oğuz Boyları Aşiret Oymak, Cemaatler adlı eserimizin 1-Bozoklar ve 2-Üçoklar adlı baskılarında verilmiştir Bakınız.




Kaynak: İsmail Uçakçı

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 113 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TARİH Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI